Ankara İklimine Uygun Bitkiler: Karasal İklime Dayanıklı Tür Rehberi

Karasal İklimin Bitkiye Dayattığı Koşullar

Ankara'da bitki seçimi, sahil şehirlerindekinden tamamen farklı bir denklemdir. Kışın termometre -12 ile -15 dereceye iner, bazı yıllar Polatlı ve Gölbaşı gibi çukur bölgelerde -20 dereceye yaklaşır. Yazın ise 35 dereceyi bulan sıcaklık, yüzde 15-20'lere düşen nem ve aylarca yağmursuz geçen dönemler bitkileri ikinci bir sınavdan geçirir. Yani Ankara'da yaşayacak bir bitki hem şiddetli dona hem de kuraklığa aynı anda dayanmak zorundadır.

Buna bir de toprak faktörü eklenir: bölge topraklarının büyük kısmı killi, ağır bünyeli ve yüksek kireçlidir; pH genellikle 7,5-8,2 aralığındadır. Orman gülü, kamelya ve manolya gibi asit toprak seven türler bu pH'ta demir alamaz ve yaprakları sararır. Sahilde alıştığınız türleri Ankara'ya taşımak çoğu zaman hayal kırıklığıyla biter; İzmir'de gürül gürül büyüyen bir begonvil, Keçiören'de ilk kışı çıkaramaz.

İyi haber şu: doğru tür listesiyle Ankara'da son derece zengin bir bahçe kurulabilir. Bozkırın kendi florası, Orta Asya ve Kuzey Amerika'nın karasal iklim bitkileriyle birleştiğinde elinizde onlarca güvenilir seçenek olur. Aşağıdaki liste, sahada yıllardır sorunsuz sonuç aldığımız türlerden oluşuyor.

Dayanıklı Ağaçlar: Mavi Ladin, İğde ve Akçaağaç

Mavi ladin (Picea pungens), Ankara peyzajının simge ağacıdır ve bunu fazlasıyla hak eder: -30 dereceye kadar don toleransı vardır, kireçli toprağa aldırmaz ve gümüş mavisi iğneleriyle dört mevsim dekoratiftir. 10-15 metreye boylanacağını hesaba katarak binadan en az 5-6 metre uzağa dikin. Dikim çukuru kök topunun iki katı genişlikte açılmalı, çıkan toprağa üçte bir oranında elenmiş bitki toprağı ve yanmış gübre karıştırılmalıdır.

İğde (Elaeagnus angustifolia), bozkırın demirbaşıdır: -25 derece dona, tuzlu ve fakir toprağa, uzun kuraklığa dayanır. Mayıs sonunda açan minik sarı çiçeklerinin kokusu bütün sokağı sarar. Hızlı büyür, rüzgar perdesi olarak birebirdir; Sincan ve Etimesgut gibi rüzgara açık düzlüklerde bahçenin kuzeybatı hattına 2-3 metre arayla dikilen iğdeler mikroklimayı gözle görülür şekilde yumuşatır. Gümüşi yaprağı, koyu yeşil kompozisyonların içinde kontrast noktası olarak da çok değerlidir.

Yapraklılardan çınar yapraklı akçaağaç, dişbudak ve atkestanesi Ankara'da güvenilir gölge ağaçlarıdır; hepsi -25 derece civarına dayanır. Sonbahar rengi isteyenler için kırmızıya dönen Acer platanoides 'Crimson King' iyi bir seçimdir. Meyve tarafında ise vişne, kiraz, elma ve ceviz zaten bölgenin geleneksel türleridir; soğuklama ihtiyaçlarını Ankara kışı fazlasıyla karşılar.

Çalılar: Ateş Dikeni, Ardıç ve Berberis

Ateş dikeni (Pyracantha coccinea), Ankara'da neredeyse hatasız çalışan bir çalıdır. -20 dereceye dayanır, kireçli toprakta rahat eder, ilkbaharda beyaz çiçek açar ve sonbahardan kışa kadar dalları turuncu-kırmızı meyvelerle dolu kalır. Dikenli yapısı sayesinde 60-80 santimetre arayla dikildiğinde iki-üç yılda geçilmez bir güvenlik çiti oluşturur. Kuşlar meyvelerine bayılır; kış bahçenize canlılık katan bir tür isterseniz ilk adayınız bu olmalı.

Ardıç ve serviler ailesinden yayılıcı ardıç (Juniperus horizontalis) ve sabin ardıcı, şevlerde ve geniş tarhlarda yer örtücü olarak kullanılır; -25 dereceye dayanırlar ve dikimden sonra ek sulama neredeyse istemezler. Dik formlu mavi ok ardıcı (Juniperus scopulorum 'Blue Arrow') ise dar bahçelerde 50-60 santimetre genişlikte kalarak 4-5 metre boylanır; modern, çizgisel tasarımların vazgeçilmezidir. Berberisin bordo yapraklı çeşitleri (Berberis thunbergii 'Atropurpurea') renk kontrastı için mükemmeldir ve -25 derecede bile zarar görmez.

Çiçekli çalılardan leylak, kelebek çalısı (Buddleja), spirea ve kartopu Ankara kışına sorunsuz dayanır. Leylak zaten karasal iklimin çocuğudur; iyi çiçeklenmesi için soğuk kışa ihtiyaç duyar, bu yüzden Akdeniz'de zorlanırken Ankara'da coşar. Nisan sonunda Çankaya'nın eski sokaklarını saran leylak kokusu bunun kanıtıdır. Dikimde her çalı çukuruna 5-6 kilogram yanmış hayvan gübresi karıştırmak ilk yıl gelişimini ikiye katlar.

Yer Örtücüler ve Aromatikler: Lavanta, Kekik, Sedum

Lavanta, Ankara bahçeleri için neredeyse kusursuz bitkidir: -20 dereceye dayanan Lavandula angustifolia çeşitlerini seçtiğinizde kireçli toprak, kızgın güneş ve kuraklık onun için sorun değil, tercih sebebidir. 35-40 santimetre arayla dikilen fideler ikinci yılda birleşerek mor bir şerit oluşturur. Tek istekleri iyi drenajdır; killi zeminde dikim yerini 10-15 santimetre yükseltip harca kaba kum karıştırmak kök çürüklüğünü önler. Çiçeklenme sonrası ağustosta yapılan üçte birlik kesim, bitkiyi kompakt tutar.

Kekik türleri, özellikle yayılıcı kekik (Thymus serpyllum), taş araları ve yürüme yolu kenarları için ideal yer örtücüdür; üzerine basıldığında koku salar, -25 dereceye dayanır ve 5-8 santimetre boyunda sık bir halı oluşturur. Sedum ve sempervivum (kaya koruğu) çeşitleri ise kaya bahçelerinin demirbaşıdır: etli yapraklarında su depoladıkları için temmuz sıcağında bile sulama istemezler. Sedum spectabile sonbaharda pembe tabla çiçekleriyle sezonun son renk gösterisini yapar.

Diğer güvenilir yer örtücüler arasında dağ muşmulası (Cotoneaster dammeri), hanımeli çeşitleri ve süs otlarından mavi çim sayılabilir. Bunların hepsi Pursaklar ve Mamak gibi yüksek, rüzgarlı bölgelerde bile test edilmiş, kendini kanıtlamış türlerdir. Yer örtücülerde dikim sıklığı genellikle metrekareye 4-6 fidedir; sık dikim ilk yıl daha pahalıdır ama alanı iki kat hızlı kapatır ve yabancı ot derdini erkenden bitirir.

Dikim Zamanı ve Tekniği

Ankara'da dikim takvimi iki pencereye sıkışır: mart ortası-mayıs başı ve eylül ortası-kasım başı. İlkbahar dikiminde son don riskini unutmayın; Ankara'da nisan sonunda bile gece donu görülebilir, bu yüzden hassas türleri mayısa bırakmak güvenlidir. Sonbahar dikimi, kışa dayanıklı türler için aslında daha avantajlıdır: toprak hâlâ sıcakken kökler çalışmaya başlar ve bitki ilkbahara hazır girer. Kasım ortasından sonra dikimden kaçının; köklenmeye vakit kalmadan don gelir.

Dikim çukuru her zaman kök topunun iki katı genişlikte ve aynı derinlikte açılmalıdır. Killi Ankara toprağında derin ve dar çukur, su dolu bir çanak gibi davranıp kökleri boğar; geniş ve sığ çukur her zaman daha doğrudur. Çukurdan çıkan toprağı yüzde 30 elenmiş bitki toprağı, yüzde 10-15 yanmış gübre ile karıştırın. Aşı noktası veya kök boğazı, toprak seviyesinin 2-3 santimetre üzerinde kalmalıdır; derin dikim, fidan kayıplarının bir numaralı sebebidir.

Dikim sonrası can suyu bolca verilmeli, fidan çevresine 60-70 santimetre çapında bir sulama çanağı yapılmalı ve 7-8 santimetre malç serilmelidir. İlk kış öncesinde genç iğne yapraklıların güneybatı yönünü telisle sarmak, kış güneşi ve don çatlağına karşı ucuz bir sigortadır. Rüzgarlı bölgelerde 1,5 metreden boylu her fidana herek şarttır; herek ipi gövdeyi boğmayacak şekilde sekiz çizerek bağlanır.

Doğru Bitkiyi Doğru Toprakla Buluşturun

Tür listesi ne kadar doğru olursa olsun, bitkinin ilk iki yılı toprağın kalitesine bağlıdır. Ankara'nın ham bahçe zeminleri çoğunlukla inşaat sonrası sıkışmış, organik maddesi yüzde 1'in altında kalmış topraklardır. Dikim öncesinde alana 15-20 santimetre kalınlığında elenmiş, gübre takviyeli bitki toprağı sermek; tarh ve çukurlara torf ile yanmış gübre karıştırmak, aynı fidanın iki kat hızlı büyümesi demektir.

Bahçenizi bu bahar kuracaksanız planlamaya topraktan başlayın. Hangi bölgeye kaç metreküp toprak, ne kadar gübre ve torf gerektiğini alanınızın ölçüsüne göre hesaplayıp Yenimahalle'den Gölbaşı'na kadar tüm ilçelere kamyonla teslim ediyoruz. Bitki listenize uygun toprak karışımını konuşmak için bizi 0532 327 44 42 numaradan arayabilirsiniz; keşif ve yönlendirme için buradayız.

Ara